11.1.12

Bir yeni yıl daha

Geçen sene öyle kötü öyle zorlu bir yıldı ki, hiç tutmayan 2011 duasından sonra, yıl boyunca bir yazı daha ekleyemedim bloguma.


2012'den ümitli olmak istiyorum. Ama ekonomi yorumcuları hiç olumlu sinyaller almadıklarını ısrarla belirtiyorlar. Ülke de hapse giren girene.


2012'nin ilk ayında gene işim değişti (aynı şirket, farklı görev), yeni ev konusunda gelişmeler var, annemler yeni yıla daha bir farklı başladılar, kızım kreşe başlayacak... Dünya ve ülke genelinde gidişat hiç iyi gözükmese de, gene de, hissediyorum ve umuyorum iyi şeyler de olacak.



Yavaş Yavaş Ölürler


Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.


Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
girmeyenler,
Bir yabancı ile konuşmayanlar.


Yavaş yavaş ölürler
Heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
görmek istemekten kaçınanlar.


Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına
çıkmamış olanlar 


Pablo Neruda

31.12.10

2011 Duası


2011'de yüzümüzden gülücük eksik olmasın,
kalbimizde sevdiklerimizin sıcaklığı olsun,
ufak tefek rahatsızlıklara kapımız açık, onun dışında sağlığımız,
enerjimiz bol olsun,
işimiz gücümüz olsun, karnımız doysun,
gezme fırsatımız olsun, gezilerimizin keyfi bol olsun,
trafiğe çözüm bulunsun,
her iş yerinin bir Anadolu ofisi, bir de Avrupa ofisi olsun,
ev arayanlar gönlüne göre ev bulsun, evi olanların evi neşeyle dolsun,
tüm metro, metrobüs, marmaray gibi çalışmalar hızla tamamlansın,
herkes prim alabilsin,
yelken açanların rüzgarı bol olsun,
kar da yağsın yağmur da, sıcak da olsun ama dolu dolu coşkulu bir ilkbahar olsun...
bu liste uzar gider.
Bir küçük isteğim daha var, çeyrek biletime büyük ikramiye çıksın ;)

28.11.10

Siste Yelken

Arkadaşlarımız yelkenli yat kiralayacaklarmış. Bize de katılır mısınız diye sordular. Ev dışı hayatını minimumda yaşayan Cinli'yle ben hemen atladık tabi. Öyle atladık ki tam olarak rota nedir, kimler katılıyor, bize kaça mal olacak, hava nasıl olacak gibi soruları hiç sormadığımızı sonradan farkettik. Güneş'i kime nasıl teslim ederiz, sorusunu cevaplamak yeterli geldi.
Genel olarak bütün gün açıkhavada, denizin üzerinde olmak çok güzeldi. Ama rüzgar sıfıra yakındı. Öyle çok sis vardı ki yanından geçtiğimiz adaları ancak GPS cihazında görebildik (Fotoğraftan da anlaşılıyor sanırım). Gene de azimle yelkenimizi açtık. Ve farkettim ki aldığım yelken dersinden geriye pek bir şey kalmamış.