10.7.06

Dina'nın Mutfağı'ndan Cemil'in Tezgahına

İki üç hafta önce Dina'nın Mutfağı kitabına göz attım. Sefarad mutfağından yemekler var kitapta. Ama sadece yemek tarifleri değil, aynı zamanda eskinin anıları, yaşanmışlıkları da var.

Çirozdan, mumlu balıklardan bahsedilen bir bölüm var. Bunlar Beyoğlu'nda Balık Pazarı'nda da satılan şeyler. Okurken, "Niye daha önce de gördüğüm halde hiç ilgilenmedim bu dükkanlarla" diye düşündün, kızdım kendime. "İlk fırsatta keşif yapıla!", diye kararlaştırdım.

Dün de Yeniköy tarafında yapılan güzel bir pazar kahvaltısı ve Boğaz yürüşüyüşünden sonra, Beyoğlu'nda 'keşfedilim' modunda sağa sola saparak yürüyorduk ki, Dina'nın Mutfağı'nı hatırladım. Arkadaşım da hiç itiraz etmedi, hemen Balık Pazarı'na saptık. İlk mumlu balık ve çiroz satılan dükkanın önünde durup, sorularımızı yağdırdık. Çok da tatmin olmamıştık, soldaki sokağa saptık. Gene yağdırdık sorularımızı. Her iki esnaf da çok güleryüzlüydü. Biz bu yemeklerle tanışmak istiyorduk ve onlar sorularımızdan hiç sıkılmadılar. İlk esnaf almayacağımızı anladığında bile güleryüzünü hiç eksiltmedi.

İkinci esnafla sohbetimizi ilerlettik. Adı Cemil. Arkadaşım "Ah burada votkayla birlikte bunlardan bize ikram ediverseydin biraz deyince", "siz oturun yan tarafCemil'in hazırladığı tabağımızta, biranızı söyleyin, bir tabak hazırlayayım size" demez mi! Cemil'in tezgahının dibindeki masaya yerleştik hemen, biralarımızı, midye dolmalarımızı söyledik. O da bize, içinde somon füme, lakerda ve palamut füme olan çok güzel bir tabak hazırladı. Bir tek palamut füme yeniydi benim için ama sohbete devam ettik ve o bilmediğimiz yemekler üzerine bilgimizi artırdık. Ben lakerdayı da, somon fümeyi de çok severim, Cemil'in yaptıkları da çok güzeldi. Palamut fümeye bayıldım.

Artık daha çok turistler alıyormuş bunları, özellikle İsrail'den, Yunanistan'dan gelenler. Cemil de şikayet etti şu değişip duran kaldırım taşlarından. İşler çok iyi değil, dedi. Bizim işleri yapan buradan başka yerde yok, dedi. Belki de 10 yıl sonra istesek, arasak da bulamayacağız bu yiyecekleri. Birşeyleri ucundan da olsa yakalamış olduğuma çok mutlu oldum. Gene gideceğiz Cemil'e, söz verdik. Sağolsun o da çok güzel ağırladı bizi, evine misafirliğe gitmişiz gibi. Neredeyse para istemeyecekti bizden. Onun söylediğini değil, aklımızdan geçeni verdik. Sokağın sonunda koştu yakaladı bizi, paramızın bir kısmını geri verdi. Daha da şaşırdık. Onun güzelliği aldığımız keyfi daha da artırdı.

Cemil tezgahta

Milliyet'te Dina'nın Mutfağı'na dair...
Akşam'da Dina'nın Mutfağı'na dair...
Sabah'ta Ahmet Örs'den Dina'nın Mutfağı'na dair...