25.9.07

La mujer está bailando!


Ben her bahar aşık olurum.. yok böyle değil.. ben her bahar aktivitelerimi gözden geçiriyorum. İklim değişikliğine göre bazı aktivitelerimi rafa kaldırıyorum. Bazılarını da raftan alıp devreye sokuyorum. Bir nevi bahar temizliği.

Bu baharın değerlendirmesini de yaptım. Mesela kışın tenis oynayacak yer bulmak zorlaşıyor. İki kıştır oynadımsa da bu sene canım istemiyor. Tabii bunda, tenise son motorla gidişimde deli gibi ıslanmamın etkisi büyük. Tenis rafa kalktı.

Yaz akşamlarının güzel havasında başımın üstü açık olsun istiyorum. Evde veya işte değilsem eğer, başımın üstünde sadece ağaçlar olabilir. Ama güzel havalar son demlerinde olduğuna göre salsa öğrenme çabalarıma devam edebilirim.

İki hafta önce caz dans diye birşey keşfettim. 1.5 saatlik dersin 40 dakikasında esneme hareketleri yaptırıyorlarmış. Bu çok cazip geldi. Gitgide esnekliğini yitiren vücudumu silkelemek aklımda olan bir şeydi. Ama son zamanlarda kendi kendime muhalefet geliştirdiğim bir konu var ki (bunu fotoğraf makinası konusunda da yazmıştım) caz dans için kursa gitmemin önünde engel. Konu şu: “Her aklıma gelen aktivite için kursa gitmekten vazgeçmeliyim”. Esnemek istiyorsam, bunun için niye kursa gidiyorum ki! Bunu evde kendi kendime de yapabilirim. Hatta bu konu hayatımda yeme içme düzeni gibi yer etmesi gereken bir şey. Bir yıl esneyip, kursu bırakınca esnekliğim gidecekse saçma birşey yapmış olurum. Hımmm. Caz dans fikri rafa kalkmaktan öte, kapı önüne konmuştur. Evde spor yapma konusunun üzerine gitme kararı alındı. Omuz ağrılarıma da iyi gelir belki.

Bu başlıkta nereden çıktı diyenlere.. Evde kendi kendime İspanyolca çalışmaya başladım. Geçen hafta çok ateşliydim. Yatıp kalkıp CD’yi PC’ye takıp çalışıyordum. Ama zaten bütün gününü masa geçiren biri olarak, bu eğitim aktivitesiyle omuz ağrılarım arttı. Tempom yavaşladı bu nedenle. Şakır şakır İngilizce konuşmak için çırpınmak varken İspanyolca da nereden çıktı? İşte şuradan: Hem dünyada en çok konuşulan dil olması, hem de aklımdaki araba kiralanarak yapılacak 1 haftalık İspanyolca tatilinde işe yarayacağını ummak. Evde bulduğum bir CD’den çalışıyorum. Biraz garip bir sistemi var. Henüz ben demeyi öğrenemedim. Bu nedenle ancak “kadın dans ediyor” şeklinde başlık atabildim yazıya. Belki de yanlış yoldayım :)

Aktivitelerle birlikte, kabaca önümüzdeki tatilleri de düşünerek tatil planımı da yapmaya çalışırım. Her yıl için kendime 1 tane büyük (1 haftalık) yurtdışı tatili kotası belirledim. Ama 2008’de nereye gitmek istediğime henüz karar veremediğim için bu konuda bir gelişme yok. Önerilere açığım.


Sonuç olarak kış, salsa ve ispanyolca ile geçecek görünüyor. Tenis, fırsat bulunur da hava güzel olursa arkadaşlarla oynanarak idare edilecek. Evde esneme hareketlerine başlanacak. Fotoğraf konusunda ağır tempolu çabalara devam. Gitmeyi aklımdan geçirdiğim yerlerle ilgili okumalar yapılacak, yerler belirlenecek. Ne de olda tatil bakımından 2008 süper bir yıl!

12.9.07

Teyze oldum

Oya ve LaraDün Sade'yle Barış'ın kızları Lara doğdu. Lara'ya bir blog sitesi açtım ve fotoğraflarını yerleştirdim. Bir de hoşgeldin yazısı yazdım. Şu anda Lara'nın 2 mail adresi var. Bir blog sitesinden ikincisine taşınalı 2 saat oluyor. Ve Lara doğalı 24 saat olmadı. Hala memeye tutunmakta zorlanıyor. Belki yıllar geçecek ve Lara ona açtığım blog sitesini devam ettiriyor olacak. İşte Lara'nın blogu: Lara Turan

Bu arada doğan ve doğmak üzere olan öyle çok bebek var ki çevremde:
- Melis'le Deniz'in oğlu Dağhan
- Ömür'le Evrim'in oğlu Yankı
- Sade'yle Barış'ın kızı Lara
- Özlem'le Tonguç'un oğlu Poyraz
- Filiz'le Özgür'ün oğlu Aras
- Gamze'yle Mehmet'in oğlu
- Aynur'la Ahmet'in kızı yolda
- Sinem'le Erhan'ın oğlu yolda
- Koray'la Aylin'in bebeği yolda
- Barış'la Burcu'nun kızı yolda
- Feyza'yla Tolga'nın bebeği yolda
bilmiyorum hatırlamadığım kaldı mı.. 2007 bereketli yılmış.