29.1.09

Güneş doğdu!

20 Ocak günü doktor kontrolüne gittik ve 2 Şubat için sezaryan tarihi belirledik, odamızı seçtik evimize geldik. Herkeslere de 2 Şubat haberini verdik. Fakat 21 Ocak saat 5:30 gibi altıma yapıyorum galiba hissiyle uyandım. Tuvalete gittim geldim, hala bacaklarımdan sular akıyor. Cinli'yle konunun müzakeresini yaptık. Karar verdik ki suyum gelmiş. Önce hadi mesai saatine kadar uyuyalım dedik. Sonra ben dayanamayıp Paşa doktoru aradım. Hadi hastaneye dedi. Bi yıkansam dedim, izin verdi. Yıkandım ve tam da içini yeni tamamladığım hastane çantamızla ana kucağı denen aleti alıp hastanenin yolunu tuttuk.
Hastanede boş oda yoktu ilk başta. Bir odacıkta Cinli'yle uyuyarak Paşa doktorun gelmesini bekledik. (Yanlış anlaşılmasın doktorumun adı Ali Paşa Oskay, Paşalığı oradan yani). Bu arada daha dün 2 Şubat olarak değiştirdiğim statülerimi, Gtalk, Msn ve Facebookta doğum bugün olarak değiştirdim. Bu da blackberry telefonun güzelliği işte. O dakikadan sonra telefonlar yağmaya başladı. Ben bir yandan chat bile yaptım. Bir de doğumu WebCam'e bağlasam tam olacaktı.
Son dakika doğumu olarak iki araya sıkıştırdılar bizi. 12 gibi ameliyata alacağız dediler. Cinli'nin doğuma girmesi doktorlar istemedi. Ben de ona bıraktım. O da girmemeyi tercih etti. Ben zaten çok sakindim, bu nedenle özel bir el tutma desteğine ihtiyaç duymadım. Fotoğraf makinasını oradaki görevlilerden birinin eline verdik. Doğum öncesi anestezi uzmanı yanımıza gelip bilgi verdi. Şimdi uzun uzun burada detaylandırmayayım; spinal anestezi ile uyuşturulma tercihinde bulundum. Doğum sonrasında hissettiklerimden yola çıkarak tavsiye ederim.
Doğuma girdim. Çok güzel bir salsa müziği vardı ameliyathanede, sonrasında da güzel bir müzik hep eşlik etti. Malesef kesip biçme aşamalarını ben göremedim. Sadece "şimdi rahmi mi kesiyorsunuz, üst deride misiniz; dikmeye başladınız mı" gibi sorular sorabildim. İte kaka Güneş'i içimden çıkardılar. Makat gelişi olduğu için biraz zor çıktı. Çıkar çıkmaz yaygarayı bastı. Baktım kara kara bol saçları olan bir bebek. Galiba biraz küçüktü. Doktor 3 kiloya yakındır dedi. Hemen yan masada bir havluyla sildiler. Sonra bana yaklaştırdılar. Sanırım dünyada aldığım en güzel kokuydu. Mucizevi bir andı. Bu hisse muadil bir şey daha önce hissetmedim. Bebeği alıp gittiklerinde de hüngür hüngür ağlamaya başladım. Güneş'in doğumundan sonra geçen süre bana çok uzun geldi. Operasyon hemen bitsin, odama gideyim, kızımı koluma getirsinler istedim. Yanımdakilere sordum devamlı, ne aşamadayız, ne zaman biter...
Odaya götürdüklerinden kısa bir süre sonra Güneş'i getirdiler. 2710 gr. doğmuş. 37 hafta 5 günde doğan bir bebek için küçük bir rakam mı bilmiyorum. Ama sonuç olarak 45 cm'lik minik bir kız doğurmuşum. Minik ama güçlü bir bebek. Başını tutabiliyor. Memeyi uzaktan görünce açtı ağzını. Bulur bulmaz da yapıştı, cok cok emmeye başladı.
Hemen o akşam yürüdüm, tuvalete gittim. Hemşirelerden övgü aldım. Yanlış emzirmeden dolayı acı çektim, çekiyorum ama Güneş'in hemen emmeye başlaması çok iyi oldu. Süt gelmesinde de sorun yaşamadım. Dayanılabilir dikiş ağrıları dışında bir ameliyat zorluğu çekmedim. Sonuç olarak, ben de kızım da iyiyiz.
Bu salı Güneş'i doktora götürdük. 1 hafta kontrolüne. Hastaneden çıkarken 2530 gr olan Güneş 2600 gr olmuş. Doktor amcası çok beğendi kızımı. Kilo almaya başlaması çok iyiymiş, güçlüymüş, minyon ama cevval bir kadın olacak bu galiba dedi. Sarılığı da iyiymiş. Mutlu mutlu çıktık doktordan. Dün ananesiyle Güneş'i sokağa çıkardık. 100 metre yol aldık. İşimizi gördük. Hızla eve geri döndük. Kuvvetli rüzgara rağmen üşütmeden eve geri getirmeyi başardık.
Peki annelik nasılmış dersek, çok garip ve çok güzel. Hala sanki gerçek değil gibi. 1 Haftadır Cinli'yle kızımıza bakıyoruz, bu bizim diyoruz, artık aileyiz, hayatımız alışkanlıklarımız herşey değişecek diye düşünüp şaşkın şaşkın birbirimize bakıyoruz. Sonuçta yaşadıkça bu farkı daha iyi idrak edeceğiz. Fazla da düşünüp taşınıp yapılacak bir şey yok. Uykusuz ve yorucu geceler geçiriyoruz. Çözüm olarak her gece yatmadan önce Güneş'i yıkamayı bulduk. Böylece gece daha iyi uyuyor. Gündüzleri istediği kadar emziriyorum. Dün öğlen başladığı emzirmesi toplamda 3 saati buldu. Bir önceki gece 5 saat emzirmişti. 2 Saatte bir emmesi lazım diyenlere prim vermiyorum. Bunun gerçekleşmesi, ancak benim insanlıktan uzaklaşmamla sonuçlanabilir. Bir gün içinde 3-4 saatlik kesintisiz bir uyku bile uyuyamamak çok makul değil bence. Yapabilene helal olsun derim.


Cinli, çok iyi bir baba. Uyutmak, gaz çıkarmak, yıkamak, alt değiştirmek, Oya'ya ilgi alaka göstermek.. hepsinde çok iyi. Destek kuvvet olarak yanımızda annem var. O olmasaydı işimiz çok zor olurdu. Lojistik destekte bir numara. Ben sadece kendime ve kızıma bakıyorum. Başka da evde pek bir iş yapmıyorum. Böyle bile zaman hiç yetmiyor.
Güneş uykusunda gülümsemeye başladı. Dudaklarına kaşlarına komik komik şeyler yapıyor. Fotoğrafına dikkatli bakınca çirkin bir şey galiba ama bana nasıl güzel geliyor! Hediye paketi gibi! Kızıma bayılıyorum. Emsin de büyüsün azmiyle emziriyorum. Bu nedenle fotoğrafların büyük kısmında Güneş emiyor oluyor.
Kızım ağlamak üzere. Bu nedenle başka bir yazıda buluşmak üzere...