Kayıtlar

2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

2011 Duası

2011'de yüzümüzden gülücük eksik olmasın, kalbimizde sevdiklerimizin sıcaklığı olsun, ufak tefek rahatsızlıklara kapımız açık, onun dışında sağlığımız, enerjimiz bol olsun, işimiz gücümüz olsun, karnımız doysun, gezme fırsatımız olsun, gezilerimizin keyfi bol olsun, trafiğe çözüm bulunsun, her iş yerinin bir Anadolu ofisi, bir de Avrupa ofisi olsun, ev arayanlar gönlüne göre ev bulsun, evi olanların evi neşeyle dolsun, tüm metro, metrobüs, marmaray gibi çalışmalar hızla tamamlansın, herkes prim alabilsin, yelken açanların rüzgarı bol olsun, kar da yağsın yağmur da, sıcak da olsun ama dolu dolu coşkulu bir ilkbahar olsun... bu liste uzar gider. Bir küçük isteğim daha var, çeyrek biletime büyük ikramiye çıksın ;)

Siste Yelken

Resim
Arkadaşlarımız yelkenli yat kiralayacaklarmış. Bize de katılır mısınız diye sordular. Ev dışı hayatını minimumda yaşayan Cinli'yle ben hemen atladık tabi. Öyle atladık ki tam olarak rota nedir, kimler katılıyor, bize kaça mal olacak, hava nasıl olacak gibi soruları hiç sormadığımızı sonradan farkettik. Güneş'i kime nasıl teslim ederiz, sorusunu cevaplamak yeterli geldi.
Genel olarak bütün gün açıkhavada, denizin üzerinde olmak çok güzeldi. Ama rüzgar sıfıra yakındı. Öyle çok sis vardı ki yanından geçtiğimiz adaları ancak GPS cihazında görebildik (Fotoğraftan da anlaşılıyor sanırım). Gene de azimle yelkenimizi açtık. Ve farkettim ki aldığım yelken dersinden geriye pek bir şey kalmamış.

Londra Atağı

Resim
Cinli'yle düşünüp taşınıp yurtdışı tatili hayalinden vazgeçmiştik. Biz küçük bebekli bir aileyiz, bir ton para verip gideceğiz, gittiğimize değmeyecek diye düşünmüştük. Benim Pegasus kredi kartım var ve 2-3 ay önce bu kredi kartıma ücretsiz Avrupa gidiş dönüş bileti kazandım. Biriken uçuş puanlarımla ailecek Londra'ya gidiş-geliş biletimiz 110 Euro civarında tutuyordu. Bu hesap üzerine hemen bir tatil planına giriştik. Londra'ya yolumuz böyle düştü.
Ailemizin tatil plancısı olarak hemen sevgili dostum Dost Yayınları'nın ülke-şehir tanıtan kitaplarından edindim. 4 gece ve 3,5 gün sürecek tatil planımızı, iş yoğunluğundan ancak gideceğimiz günün 2 gün öncesi netleştirebildim.
Erken yatan bir bebeğimiz olduğu için 2 odalı bir mekanda kalmanın iyi olacağını düşündüm. 1 oda ve 1 saloncuktan oluşan, içinde mutfağı da olan bir ev kiraladık. Booking.com'dan tuttuk evimizi. Kensington'da, salonu internette görünenin yarısı olan, malesef 3. katta ve asansörsüz olan sevimli…

Evinde gitarın var mı?

Resim
Bir pencere önü sohbetinde Cinli'ye bir müzik aletini iyi çalabilmek isterdim; gitar çalmak güzel olurdu, dedim. Ee çal, dedi bana. Düşündüm taşındım ne zaman gitar dersi alabilirim diye. Güneş'in büyüdüğü bir zamana ertelemeye karar verdim. Sonra bir sabah bir baktım ki yatağın baş ucunda çok güzel bir gitar var. Benim Cinli bir harika!
İlkokulda mandolin kursuna gitmiştim. Orada kendi kendime flüt çalmayı da öğrenmiştim. Sonra tüm ortaokul boyunca müzik dersi çok zevkli ve kolay bir ders olmuştu benim için.
Elde bir gitar olunca ders almayı ertelemek mümkün değildi, hemen bir kurs ayarladım kendime. Bu hafta 5. dersime gittim. Eski müzik kursundan nota bilgim iyi olduğu için ilk 4 ders çok hızlı ilerledim. 4. Derste hoca bana 6 küçük parça birden verdi. Normalde bir derste bir parça veriyormuş. Çok havalı hissettim kendimi. 5. Derste ise Buruk Acı şarkısının notalarını verdi. Gördüm hanyayı konyayı. Bildiğim güzel bir şarkıyı çalmak çok mutlu etti beni. Yıllardır, Yıldızların …

Bu yazı değişsin artık!

Resim
Pes bana pes! "Yaşasın çalışmak" diye bir yazı yazmışım, aylardır burada duruyor son yazı olarak.
2-3 ayın sonunda işlerimi komple devraldım ve yamuldum. Eskisinden daha da çok artmış işim. Meğer ben ne çok çalışıyormuşum, ne çok stresim varmış! Hepsini hatırladım. Hatırladıkça bu son yazı sinirlerimi bozmaya başladı. Yazının, yanlış bir yazı olduğuna karar verdim. Evde oturmakla, çalışmak dışında da alternatifler var. Şimdi o alternatiflerin hayalini kurmaya başladım.
Bebekle çalışma hayatı zor olur denir ya, neyse ki öyle bir sorun yok. Çünkü Güneş çok sorunsuz bir bebek (Gerekli yerleri kaşıdım). Yemeğini yiyor, düzenli uyuyor, sağlığı yerinde ve sorunsuz büyüyor. Kızımdan yana çok şanslıyım. Fakat bu iş yoğunluğu beni serseme çevirdi. Hamileykenki gibi hep uyumak ister oldum. Umuyorum ki bu yılsonu-yılbaşı yoğunluğu, yakında tekrar durulacak ortam.
Görüldüğü üzere hala iş hayatına tam uyum sağlayabilmiş değilim. Güneş öncesi iş yoğunluğumu ya hatırlamıyorum ya da bilinçaltı…