29.11.13

Elbise yeniledim

Güneş'in kuğulu elbisesindeki çıkmayan lekelere, ben de yanlış bir ütü darbesi vurarak, elbiseyi kullanılmaz hale getirmiştim. Dün elbiseyi yeniledim. Eserimle gurur duyuyorum.


Elbisenin yeni ve eski hali

11.8.13

Dragon çarptı beni

20 küsur senedir yüzdüğüm Doğanbey-Ürkmez denizinde dragon balığı çarptı beni. Yapılması gereken soktuğu yere amonyak sürmek ve en yakın sağlık ocağına gidip alerji aşısı yaptırmak. Korkudan ve acıdan ağladığımı da itiraf edeyim…


26.7.13

İğneada - 3. Balkan Bus Buluşması

Vosvos Bus buluşması mı? Kulağa güzel geliyor. İğneada? Fena değil, çok uzak değil. Çadır kampı? Çadır mı?!!! Orada dur biraz.

 
4.5 yaşında bir küçümenle çadır kampı nasıl olur, tuvalet sorun mu olur mu, aklımıza (belki aklıma demeliyim) en çok takılan konu idi.


Olur mu olmaz mı derken meğer nasıl çadır alasımız varmış. İş çadır almakla da bitmiyor. Yatağı, yastığı, uyku tulumu, kamp sandalyesi, ışıldak derken aldık da aldık. Parayı verdikten sonra Decathlon tüm gereksinimi karşılayacak kapasitede.

Kampımız çok güzel geçti. VosVos Bus buluşmasına gelenler dışında kimse kampa alınmadı. Bulagaristan, Yunanistan ve Romanya’dan da katılımın olduğu bu kampta insanların birbirini sevesi, birbiriyle kaynaşası vardı. Kamp İğneada merkezine yürüyerek 7-8 dak mesafede, yüksek ağaçlardan oluşan bir orman içinde ve denize yürüme mesafesinde olan bir yeşil alandı. Sanırım bir Longoz ormanı içindeydik. Ağaçlar 2-3 katlı bina yüksekliğinde ve çok güzeldiler. En iyi şeylerden biri de cırcır böcekleri yoktu. Ağacın cinsiyle mi ilgili bilmiyorum ama buna çok sevindim.


Deniz çok güzeldi. Tuz oranı açısından tam da Karadeniz’di ama denizin birden derinleşmemesi açısından da Ege gibiydi. Güzel bir kumsalı vardı. Sahil deniz kabukları ve minareleriyle doluydu. Küçümen denizden öyle keyif aldı ki, kolluklarını atıp yüzme çalışmalarını hızlandırdı.

2 gece kaldık. Her iki akşam da tüm kamp halkının katıldığı mini konserler oldu. Sahne kapanınca müzik ateş başında devam etti. Küçümenimiz çadırda mışıl mışıl uyurken, biz karı koca müzik dinleme, içme ve dans etme ultra lüksüne sahiptik. Üstüne üstlük yanımızda sevgili dostlarımız da vardı.


Bir Pazar günüİğneada dönüş yolu elbette umduğumuzdan uzun sürse de kampa gittiğimize çok mutlu olduk. Kızımız, artık tüm tatillerimiz böyle mi olacak diye umutla sordu.

Çadır düzeneğimizin tamamlanmasıyla birlikte, çadır kampı konusunda yıllarca içimizde sakladığımız ne çok hayalimiz olduğunu gördük, kendimize şaşırdık. Bu da geçici bir heves midir, yoksa biz artık farklı bir tatilci miyiz, bunu da zamanla öğreniyor olacağız.

20.5.13

İlk Gerçek Dikiş Ürünü

Yaklaşık 1 yıl önce anneler gününde kendime dikiş makinası hediye almıştım. Perde tamiri, ufak tefek sökük tamiri dışında sıfırdan yaratılmış bir ürünüm olmamıştı. Ama her daim olduğu gibi farklı dikiş makinası ayakları ve ne güzel denilerek bir takım kumaşlar almıştım. Elbetteki bunlar dolabın bir köşesinde, gitgide diplere itelenerek, beni bekliyorlardı.
Küçük Kuşum etek döndürme sevdasına düşünce, ona bir kloş etek almak istedim. Kloş eteği internetten ararken nasıl dikilir yazılarına gözüm takıldı ve çok kolay olduğunu gördüm.


Evde malzemelerim beni hazır beklediği için 3-4 saatlik bir toplam eforla kızımı mutlu edecek bir etek diktim. Bu benim üniversitede diktiğim çantalardan sonraki ilk eserim. Aradan geçen zamanı hesaplamak istemiyorum :)
Kızım etek boyu yere kadar olmadığı ve hala kendi çevresinde yeterince iyi dönemediği için çok mutlu olmadı. Eteğe yakından bakınca defosu çok. Gene de beni motive etmek açısından iyi bir başlangıç oldu diyebilirim. Bakalım bir dahaki ürün ne zaman ortaya çıkacak?